Trafik Sigortasında Eşdeğer Parça Uygulaması

Hazine Müsteşarlığı tarafından 1 Haziran 2015 tarihi itibariyle şartları yeniden düzenlenen zorunlu trafik sigortasında, dikkat çeken değişikliklerden biri de eşdeğer parça konusuydu. Genel şartlarda “eşdeğer parça” ile “orijinal parça” tanımları yapıldı ve sigorta şirketlerinin hasarlı araçların onarımında kullandığı eşdeğer yedek parça uygulamasının önü açıldı. Kasım 2016’da Danıştay’ın iptal kararının ardından 2017 Ocak ayında Torba yasa ile tekrar yürürlüğe giren eşdeğer parça uygulamasıyla ilgili aklınıza takılan tüm konuları bu yazımızda sizler için bir araya getirdik.

Araç sigortalarının temel amacı araç sahiplerinin olası bir hasar sonucunda oluşan giderlerini azaltmaktır. Örneğin, kasko sigortası poliçenizde satın aldığınız teminatlar sayesinde, meydana gelen bir kazada oluşan hasar masraflarının büyük bir kısmı sigorta şirketi tarafından karşılanır.

Ancak parça onarım sürecinde karşımıza çıkan en büyük sorun sigortalı ile sigorta şirketi arasında araç servislerin konusundaki anlaşmazlıktır. Bu anlaşmazlığın nedeni sigortalının resmi serviste tamir isterken sigorta şirketlerinin anlaşmalı araç servislerine yönlendirmesidir. Sigortalının resmi servislere yönelmesinin gerekçesi anlaşmalı araç servislerine karşı duyulan güven problemidir. Oysa, yetkin bir sigorta şirketinden kasko alan sürücüler, anlaşmalı araç servislerinin pek çok avantajına da sahip olabilir. 

Anlaşmalı ve yetkili servisleri problemi dışında sigortalıların en sık karşılaştığı olumsuzluklardan biri de aracın hasar alan parçasının onarılmaması durumunda parça değişiminin yapılmasıdır. Bu noktada eşdeğer parça ve orijinal parçalardan hangisinin kullanılacağı ve bu parçaların kalitesi karşımıza çıkıyor. 

Eşdeğer Parça Nedir? 

Eşdeğer parça, diğer adıyla muadil parça, hasar alan araçların tamiri sırasında kullanılan, orijinali ile aynı işlevdeki ya da orijinale en yakın olan parçadır. Orijinal parça ise bir motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olan ve parçaların üretiminde uyulan ölçütlere ve üretim standartlarına göre üretilmiş parçalardır. Orijinal parça, aracın kendi markasıyla güvence altına aldığı birçoğu yurt dışından ithal edilen parçalardır. Eşdeğer parçaların büyük bir kısmı ise yerli üretim olup orijinal parçaların yüksek ücretlerine karşın hasar durumlarında tamir maliyetlerini azaltmak adına tercih ediliyor. 

Eşdeğer Parça Uygulaması

Aracınızın hasar alan parçasının onarılamaması ve parça değişiminin yapılması gerektiğinde karşınıza orijinal parça ve eşdeğer parça konusu ortaya çıkıyor. 2015 yılındaki düzenlemeyle sigorta şirketleri, hasarlı araçların onarımında orijinal yedek parça kullanmak zorunda kalmayarak, sertifikalı eşdeğer parça kullanabilme hakkına sahip oldı. Böylece ithal yedek parçalara yüksek paralar ödenmeyecek, yerli üretim desteklenecek ve en önemlisi trafik sigortasının primleri dövizdeki artışlardan etkilenmesinin önüne geçilmesi sağlandı.

Uygulamayı biraz daha detaylandırırsak; olası hasar durumunda, hasar gören parça, önce onarılmaya çalışılır şayet onarımı mümkün değilse eşdeğer parça ile değiştirilir veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim sağlanır. Şayet bu da yapılamıyorsa ancak hasarlı parça orijinali ile değiştirilir. 

Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır. Şayet bu uygulama sonucunda araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu farkı sigorta şirketi sigortalıya ödeyeceği tazminat miktarından düşemez.

Eşdeğer parça konusuna yönelik olarak sigortacı ve sigortalı arasında sıkıntılar yaşanabiliyor. Sigorta şirketlerinin anlaşmalı olduğu servisler  orijinal parça yerine ikame parça kullanabilir fakat; çoğu sigortalı, değişmesi gereken hasarlı parçanın, orijinali ile değiştirilmesini talep eder. Bunun arka planında, ikame parçanın orijinalinin yerini tutmayacağı kaygısı ve güvenli olmayacağı endişesi yer alıyor. Konuya çözüm sunmaya yönelik eşdeğer parça sertifikası uygulanmaya başlandı. Peki nedir eşdeğer parça sertifikası?

Eşdeğer Parça Sertifikası Nedir?

Eşdeğer parça konusunda bir diğer yenilik ise kullanılacak eşdeğer parçaların belgelendirilecek olması. Bu zorunluluk ile artık sigorta şirketleri sigortalılarına eşdeğer parça sertifikası vermek durumunda kalacak. Yani aracın orijinal parçası yerine takılan eşdeğer parçanın orijinale uyguluğunu gösteren sertifikayı ibraz etmesi gerekecek. Bu sayede kalitesiz yan sanayi parça kullanımının önüne geçilecek. Sigorta şirketleri belgelendirilmeyen araç parçalarını tedarik edemeyecek. Kullanılacak ürünün Türkiye Standartlar Enstitüsü (TSE) tarafından uluslar arası standartlar kapsamında testlerden geçirerek 2 yıllığına belgelendirilmesi gerekiyor.

Yeni düzenlemeye göre en fazla hasara maruz kalan ve şikayet nedeni olan parçalara öncelik tanındı. Bu parçaların mevzuata uygun bir tesiste üretilip satışa sunulması gerekiyor. En çok hasar gören 20 parça belirlenip sigorta sektörüyle paylaşıldı ve içlerinde en çok zarar gören parçalar seçilip bunların belgelendirilmesine karar verildi.

Türkiye Sigorta Birliğine göre, orijinal yedek parçaların dışında kalan parçaların, fonksiyonellik, malzeme özellikleri ve tasarım boyutları bakımından özel standartlara uygunluğunun test edilmesi gerek. Testler sonucunda uygunluğunu onaylandığı takdirde belgelendirilecek. Belgelendirme 2 yıl süreyle Türk Standartları enstitüsü tarafından yürütülecek.

Yurt dışından ithal edilecek parçalar ise, Türk Akreditasyon Kurumu’ndan veya Uluslararası Akreditasyon Forumu çatısı altındaki ISO\IEC 17065 standardına uygun olarak akredite olmuş kuruluşlar tarafından belgelendirilmeleri halinde kullanılabiliyor. 

Eşdeğer Parça Yerine Orijinal Parça Kullanılırsa Sigorta Şirketinin Sorumluluğu Nedir?

Eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigorta şirketinin bilgisi ve onayı dahilinde olmadan orijinal parça ile onarım sağlanır ise sigorta şirketinin sorumluluğu, kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre yaklaşık parça bedeli ile sınırlıdır. Sigorta şirketi bu kapsamda konuya ilişkin tercihini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde onarım merkezine veya hak sahibine bildirmediği durumda onayı varsayılır. Söz konusu durumla ilgili iddianın ispat yükümlülüğü ise sigortacıya aittir.

Türk Standartlar Enstitüsü eşdeğer parça belgelendirme süreci ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Kasko ve Trafik Sigortasında Eşdeğer Parça Uygulaması

Trafik Sigortası Genel Şartları’nın tazminat ve giderlerin ödenmesini düzenleyen maddesinde eşdeğer parçaya yönelik detaylı açıklamalar yer alıyor. İlgili maddeye göre; kaza veya herhangi bir sebeple hasar alan araç parçasının tamiri söz konusu değilse yahut eşdeğeri ile değişim mümkün değilse, parça yenisi ile değişiyor.

Hukuki bir zorunluluğu bulunmayan, isteğe bağlı olarak yapılan kasko sigortasında eşdeğer parça kullanımına dair trafik sigortasındaki kadar detaylı açıklamalar yer almasa da Kasko Sigorta Genel Şartları’nın riskin gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin yükümlülüklerini düzenleyen maddesine göre; aracın tamiri esnasında aracın değerinde bir artış yaşandıysa, fark tazminat miktarından düşülebilir diye belirtiliyor. 

Eşdeğer Parça Uygulaması Ne Zaman Başladı?

2015’in başlarında Hazine Müsteşarlığı, trafik sigortasının genel şartlarında köklü değişiklikler gerçekleştirdi. Bu değişiklikler sigortacılara, hasarlı araçların onarımında eşdeğer parça kullanma imkanı tanıdı. Ancak genel şartların iptali için Danıştay’e dava açıldı ve yaklaşık 1.5 yıl sonra Danıştay, 2016’nın kasım ayında, eşdeğer parça kullanım uygulamasını durdurdu. Danıştay’ın iptal kararı 2017 yılının Ocak ayında çıkan Torba Yasa ile bozuldu. Böylece, sigortacılara eşdeğer parça kullanım hakkı tanındı ve tartışmalar son buldu.

Sigortadan Parçalar Ne Zaman Gelir?

Eşdeğer parça uygulamasından önce hasara uğramış sigortalıların mağdur olmasına neden olan sigorta şirketinin orijinal parça tedarik etme süresi yeni uygulamayla ortadan kalktı diyebiliriz. 2015 yılı öncesinde özellikle orijinal parça tedariği konusunda sorunlar yaşanabiliyordu. Yasal olarak 7 iş günü olan parça tedarik süreci, orijinal parçaların ithal edilmesine bağlı olarak uzayabiliyor ve sigortalının araç tamir süresi nedeniyle mağduriyetlere yol açıyordu. Ancak eşdeğer parça uygulaması ile orijinal yerine muadil yedek parça kullanımına imkan tanındığı için “Sigortadan parçalar ne zaman gelir?” gibi bir soru kısmen tarih oldu diyebiliriz.

Sigorta Şirketi Eksi Ödeme Yaptı Ne Yapmalıyım?

Sigortalı aracındaki hasarı orijinal parçalarla değiştirmek için Hazine'nin yetki verdiği başka servislere götürdüğünde ise sigorta şirketi hasarın tamamını ödemediğine ilişkin birçok şikayet alınıyor. Bazen trafik sigortası orijinal parça farkı talep edildiği belirtilirken bazen de sigorta şirketinin ödemesi gereken tutarda %30’u alan kesintiler yaptığı belirtiliyor. Oysa sigortalının istediği servisi seçme hakkı bulunuyor. Hazine Müsteşarlığı'nın yayımladığı "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları”nda açıkça "Hak sahibi aracının, Hazine Müsteşarlığı'nca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir" ifadesi yer alıyor. Bu kapsamda hasar karşılığı yapılan harcamayı sigorta şirketi tam olarak ödemek zorunda. Eksik yapılan ödeme olursa kesinti tutarına göre Tüketici Hakem Heyetleri'ne ya da Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne başvurabilirsiniz.

Araç Sigortasının Önemi

Sürücülere zaman kaybı yaşatan ve onları en çok zorlayan durumlardan bir tanesini araç hasarları oluşturuyor. Araç tamiri, hasarın tamir süresi ve maliyeti gibi konuları kapsadığından sıkıntılı olabilen bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Araç bakım ve tamiri aşamasında; aracın hangi servise götürüleceği, ne kadar bir bedel ödenebileceği gibi konular gündeme gelmektedir. Kaza ya da bakım süreçlerinde araç sigortası en büyük güvencelerden biridir. Sigorta şirketleri sigortalıyı anlaşmalı araç servislerine yönlendirir. Ancak sigortalı dilerse resmi servisleri tercih de edebilir. Bu durumda hasar ödemesini sigortalı kendi öder ardından sigorta şirketine faturaları ibraz ederek geri ödeme talep edebilir.

Durum ve şartlar değişkenlik gösterse de sigorta temel anlamı ile kişinin güvence altında olması anlamına gelir. Örneğin, kasko sigortasının satın alımı maddi avantaj sağlar; meydana gelen küçük ya da büyük çaptaki bir kaza sonrasında, yapılan anlaşmadaki teminatlar ölçüsünde, sigortalının hasar masraflarının büyük bir kısmını karşılar. Maddi yıpranmayı engellemek adına araç sigortası almak son derece önemlidir. Araç sigortası; trafik, sürücü ve yolcu güvenliği açısından önemli olmakla birlikte güvenli ve huzurlu sürüş deneyimi de sağlar.

Anlaşmalı olduğu farklı birçok sigorta şirketinin tekliflerini anlık olarak sorgulayan ve en uygun seçenekleri size sunan Koalay’da bütçenize en uygun sigorta poliçesini satın alabilirsiniz. Koalay’da aracınız için en uygun araç sigortası teklifini seçin, kredi kartınızla anında satın alın. 
 


Araç Camı Kırılmasını Kasko Karşılar Mı?

Araç Camı Kırılmasını Kasko Karşılar Mı?

kaskoda cam kırılması, cam kırılmasında istenen belgeler, kaskoda cam değiştirme hakkı, zorunlu trafik sigortasında cam kırılması

İkinci El Araç Alırken Yapılacak Sigorta İşlemleri

İkinci El Araç Alırken Yapılacak Sigorta İşlemleri

İkinci el araç sigorta yaptırma süresi, ikinci el araç sigorta fiyatları, aracını satan kişi sigorta iadesi alabilir mi? 

Araç Kiralama Nasıl Yapılır?

Araç Kiralama Nasıl Yapılır?

araç kiralama türleri, kiralık araçlarda kasko ve sigorta şartları, kiralık araç iadesi, araç kiralarken ödeme yöntemleri, araç kiralarken yaş sınırı